1 Şubat 2009 Pazar

63. Doğum Yılında Bob Marley


By on 11:26:00

© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/31 Ocak 2009

Tarih 22 Nisan 1978... Jamaika’da iyice kızışan siyasi kavga, ülkeyi kana bulayıp iç savaşa dönüşmüş... Huzurun sağlanması amacıyla ulusal stadyumda büyük bir barış konseri düzenleniyor ve bir müzisyen sahneye çıkıp, rakip iki partinin liderine çağrı yapıyor: “Herkese bir araya gelip bütünleşebileceğimizi göstermek için el sıkışmanızı istiyorum!”

Bunun üzerine dinleyiciler arasındaki iki lider sahneye geliyor. Müzisyen, ikisinin ellerini de tutup havaya kaldırıyor ve “Jammin’ ” adlı şarkısını söylüyor: “Bizi artık kurşunlar durduramaz. Ne yalvarırız, ne eğilip bükülürüz, ne de satın alınırız. Hepimiz haklarımızı savunuruz...

Şarkıyı söyleyen Bob Marley ya da asıl adıyla Robert Nesta Marley. Jamaikalı şarkıcı, söz yazarı ve gitarist... Onun çağrısına uyup sahneye çıkanlarsa, daha sağda politikaları savunan, muhafazakar Jamaika İşçi Partisi (JLP) lideri Edward Seaga ve demokratik sosyalist çizgideki Ulusal Halk Partisi ( PNP) lideri Micheal Manley.

Bob Marley, kuşkusuz 20. yüzyılın en önemli müzisyenlerinden birisi. Önemli; çünkü bir üçüncü dünya ülkesinden çıkıp dünyaca tanınan bir yıldız olmayı başarabilen ilk müzisyen... Önemli; çünkü sadece müzikte başarılı olmakla kalmadı, müzikteki gücünü sivil haklar mücadelesine yansıttı.

Bugün hâlâ konserlerde kalabalıklar, “Kalk, ayağa kalk, hakların için ayağa kalk” diye şarkı söylüyorsa, bunun nedeni Bob Marley. Yoksulluk, kölelik, eşitsizlik ve emperyalizm kıskacında ezilenlerin sesiydi o. Halkının ve içinden çıktığı sınıfın yaşadıklarını anlatıyordu şarkılarında...

Onun zamanında kölelik kalkmış olsa da, siyahlara ve yoksullara karşı ayrımcılık, yaşadığı topluma derinden kök salmıştı. 50 yaşında, İskoçya kökenli beyaz bir denizci ile 18 yaşında, Jamaikalı siyahi bir genç kızın ilişkisinden meydana geldiği için, arada kalmanın zorluklarını yaşadı. Ne beyazdı ne de tam olarak siyah. Çoğu kişi için, Obama’nın deyimiyle, bir “kırma”ydı o.

Ama Bob Marley, kimilerince dezavantaj olarak görülebilecek bu durumu avantaja dönüştürmeyi bildi. Çünkü insanlığa ve eşitliğe odaklanmıştı; tek istediği, bütün insanların barış içinde yaşamasıydı.

Bu dileğini gerçekleştirmek için de müziğini aracı yaptı. Peter Tosh ve Bunny Livingstone’un da yer aldığı The Wailers grubu ile Afrika’nın müziğini herkese duyurdu. Jamaika sokaklarından atılan çığlık, kısa sürede tüm Afrika’ya, oradan da tüm dünyaya yayıldı.

Marley’in şarkı sözleri öylesine doğrudan, açık ve etkileyiciydi ki, üçüncü dünya ülkelerinin müzikal peygamberi gibi görüldü... Kısa yaşamına büyük başarılar sığdırdı. Afrika insanına yönelik yardımlara şarkılarıyla destek verdiği için, Birleşmiş Milletler Barış Madalyası’nı aldı. Zimbabwe, 1980’de İngiltere’den bağımsızlığını kazandığında, hükümet tarafından resmi törene davet edildi ve o gün için özel olarak yazdığı “Zimbabwe” adlı şarkıyı söyledi.

Ülkesinin kültürüne katkılarından dolayı Jamaika’nın en büyük ödülü Merit Ödülü’nü aldı. Öldükten sonra Yaşam Boyu Grammy Ödülü verilen sanatçılar arasına katıldı. The Wailers ile 1977’de yayımladığı “Exodus” albümü, 1999 yılında Time dergisi tarafından 20. yüzyılın en önemli albümü ilan edildi.

MESAJLARI HÂLÂ CANLI

1980 yılında futbol oynarken meydana gelen bir kazadan sonra ayak başparmağında enfeksiyon meydana geldi. Deri kanseri olduğu ve parmağının kesilmesine Rastafari inancına bağlılığı nedeniyle karşı çıktığı söyleniyordu. 1976'da sağ eylemciler tarafından yapılan silahlı saldırıdan kurtulmuştu ama kanserden kurtulamadı... Aylarca süren kemoterapiden sonra 36 yaşında yaşama veda etti.

Bugüne kadar gelen bazı söylentilere göreyse, bu işte CIA ya da MI5'ın parmağı vardı. Marley’in “Her insanın kendi kaderini kendisinin belirleme hakkı vardır”, “Kendini düşünsel kölelikten kurtar” gibi beyazların ve zenginlerin sömürüsüne karşı çıkmayı vurgulayan sözleri ve savunduğu Birleşik Afrika düşüncesi, o dönemde bazılarını rahatsız ediyordu.

Bob Marley, artık fiziken yaşamıyor olsa da, şarkılarıyla verdiği mesajlar, ilk günkü gibi canlı... Ölürken başında bekleyen oğlu Ziggy Marley’e, “Para hayatı satın alamaz...” demişti. Hayatını barışa, eşitliğe ve sevgiye adamış bir müzisyenin son sözleriydi bunlar. 21. yüzyılın para ve iktidar mücadeleleriyle geçen günlerinde bundan daha iyi bir mesaj olur mu?

Gelecek cuma, reggae müziğin bu ölümsüz kahramanının 63. doğum yıldönümü.  Dünyanın çeşitli yerlerinde anma etkinlikleri düzenleniyor. Bunlardan birisi de, 6 Şubat akşamı İstanbul Tünel’deki Babylon’da yapılacak. Sekiz Türk müzisyenden kurulu Sattas grubu, caz, ska ve dub ritimlerini reggae tadında yorumlayacak. Hep birlikte “Sevgi bizi tek başımıza bırakmaz / Karanlıkta doğmak zorunda ışık” diye şarkı söylerken Marley’in ruhunu şad edeceğiz.

Yazan: Zülal Kalkandelen

Translate