11 Mart 2012 Pazar

Vitrindeki Albümler 108: Demdike Stare - Elemental (Modern Love)


By on 11:30:00

© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet / 11 Mart 2012

Albümler hakkında eleştiri yazmak en sevdiğim işlerden birisi. Şarkıları dinliyor ve size hissettirdiklerini, geçmişten gelen bilgi birikiminizle yorumlayıp okuyucuya en güzel şekilde aktarmaya çalışıyorsunuz. Bunu yapmak popüler grupların/müzisyenlerin albümlerini yorumlarken daha kolay. Çünkü o zaman zaten çoğunluğun bildiği müziklerden söz ediyorsunuz. Ama tam tersi bir durumda yani kült bir dinleyici kitlesi olsa da, az sayıda insanın albümlerine sahip olduğu, radyoların pek çalmadığı isimlerin müziğini anlatmak daha zor. Çünkü bilinmeyeni anlatırken, haksızlık yapmamak adına daha dikkatli olma gereği var.

Demdike Stare’in yeni albümü “Elemental”i yazmak üzere bilgisayarımın karşısına geçtiğimde aklımdan bu düşünceler geçti. Albümü günlerce dinlesem de duyduklarımı okuyucuya net olarak anlatmakta zorlandığımı fark ettim. Sık olan bir durum değil bu. Bu nedenle de, ender yaşanan her şey gibi ayrıca üzerinde durulması gerekiyor.

2009’da ilk albümü “Symbiosis”i yayımlayan Manchesterlı ikili, Miles Whittaker ve Sean Canty adlı müzisyenlerden kurulu. Daha önce dub techno ikilisi Pendle Coven’da yer alan Whittaker, ayrıca MLZ ve Daughter of the Industrial Revolution adlı isimler altında müzik yapan, prodüksiyon yeteneği güçlü birisi.

Sean Canty ise, Ortadoğu film müzikleri ve İskandinav drone tarzına meraklı bir plak arşivcisi. İkisi Demdike Stare adı altında bir araya gelince, minimal techno ve deneysel müziğin en ücra köşelerinde dolaşan, garip endüstriyel seslerle dolu, ürperti verici müzikler yayınlamaya başladılar.

Aslında İngiliz tarihinin en ünlü davalarından birinde yargılanan Pendle büyücülerinden ismini alan bir grup için çok uygun bir müzik yapıyorlar. Demdike, 1622’de yargılanan büyücü elebaşı Elizabeth Southern’ın takma adı. Demdike Stare’in karanlık ve soğuk müziği tam da bu konseptin ruhunu yansıtıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim; kolay dinlenebilir, ritim tutulabilir ya da rahatlatıcı bir müzik arayanlar, bu ikiliden uzak dursa daha iyi. Çünkü işlenmiş, manipüle edilmiş elektronik cızırtılar ve rahatsız edici seslerle dolu albümleri. Büyük çoğunluğu enstrümantal olan kayıtlarda insan sesi sadece sample olarak kullanılıyor ve çoğu zaman ne dedikleri de anlaşılmıyor.

Demdike Stare’in “Elemental” adlı çalışması da, aynı rotanın en yeni durağını işaret ediyor. İkilinin 4 ayrı plak olarak yayımladığı “Elemental” serisi, “Chrysanthe”, “Violetta”, “Rose” ve “Iris”, bu defa 2 CD’lik bir albümde bir araya getirildi. Ancak CD’lerde plaktakilerden farklı versiyonlar ve daha önce yayımlanmamış uzun kayıtlar da var. Yaklaşık 2 saati bulan toplam 18 parçanın 8 tanesi tamamen yeni kayıt.

Özellikle dark ambient, drone türlerine ilgi duyanlara önereceğim bir albüm “Elemental”. Alışılmadık çok katmanlı seslerin kurgulanışı, yaratılan atmosferin müziğin dinleyiciyi bulunduğu ortamdan alıp bambaşka bir ortama taşıması benim için çok heyecan verici. Çoğunlukla dinleyeni taşıdığı ortamlar, karanlık bir orman ya da bir kere girilince içinden çıkılması olanaklı olmayan ürkütücü mağaralar. “Neden öyle bir yere gitmeyi isteyeyim?” diyebilirsiniz ama bence asıl ilginç olan da o bilinmeyene yolculuk.

Müzik, bize hep yaşadığımız duyguları değil, bilmediğimiz duyguları da tattırmalı. Bunu da ancak müziğin büyücüleri yapar. Demdike Stare, bu işin hakkını gerçekten veriyor. "Elemental", türünün iyi örneklerinden birisi.

Yazan: Zülal Kalkandelen

Translate