Henry Mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Henry Mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2011 Pazar

Vitrindeki Albümler 70:


© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet / 5 Haziran 2011

Jazz Roots, Amerikalı besteci, piyanist ve orkestra şefi Dave Grusin’in sanat yaşamını kutlamak için güzel bir konser albümü yayınladı. Sayısız ödül sahibi, unutulmaz film müziklerine imza atan bu saygın bir müzisyen için yapılan kutlama da elbette müzik dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.

Kimler yok ki? Jon Secada, Patti Austin, Monica Mancini, Gary Burton, Arturo Sandoval, Sammy Figueroa, Nestor Torres!

Hepsi Dave Grusin için verilen konsere katılmayı kabul edince, muhteşem bir kadro oluşmuş. Ama albümün güzelliği bununla da kalmıyor; Miami Üniversitesi Frost Müzik Okulu’nun 75 kişilik Henry Mancini Orkestrası da bu görkemli ekibe eşlik ediyor.

Larry Rosen ve Phil Ramone’un prodüktörlüğünde yayımlanan albümde yer alan şarkı listesi iki temel gruba ayrılabilir: Dave Grusin’in besteleri ve onun en sevdiği besteciler Gershwin, Bernstein, Mancini’nin eserleri.

Albümün konser kaydı olmasının en iyi yanı, dinlerken insanı adeta Miami’deki salona götürüp o atmosferi yaşatması. Bunun en iyi örneği, Patti Austin’in Michelle Pfeiffer’ın “The Fabulous Baker Boys” filminde piyanonun üzerine uzanıp söylediği “Makin’ Whoopee” adlı şarkıyı sunarken yaptığı espriler. “Onun gibi piyanonun üzerine çıkamam, kırmızı elbisem de yok” diyor ama şarkının sonunda ne yapıyorsa salonda büyük bir alkış ve kahkaha tufanı kopuyor. Herhalde onu görmek için konserin DVD kaydına bakmak gerekecek.

Dave Grusin’in şanına yakışır, kaliteli kaydıyla dinlemesi çok zevkli bir konser albümü.

Bu arada ek bir bilgi olarak Dave Grusin’in 17-18 Haziran’da Lee Ritenour Band‘e piyanoda eşlik edeceğini belirteyim. http://www.istanbuljazz.com/detay1.asp?idx=338&idx2=1436&idx3=0



Albümde yer alan şarkılar:

1-Fratelli Chase (Dave Grusin)
2-On Golden Pond / Hornpipe Medley (Dave Grusin)
3-Intro: Patti Austin
4-Makin’ Whoopee (Walter Donaldson- Gus Kahn) (Feat. Patti Austin)
5-Porgy & Bess Medley (George Gershwin-Ira Gershwin-Hepward Du Bose)
6-Cool (Leonard Bernstein-Stephen Sondheim) (Feat. Gary Burton)
7-Somewhere (Leonard Bernstein-Stephen Sondheim) (Feat. Jon Secada- Patti Austin)
8-Suite from the Milagro Beanfield War (Dave Grusin)
9-Intro: Jon Secada
10-Maria (Leonard Bernstein-Stephen Sondheim)
11-I Feel Pretty (Leonard Bernstein-Stephen Sondheim) (Feat.Nestor Torres)
12-Moon River (Henry Mancini-Johnny Mercer) (vokal: Monica Mancini)
13-Peter Gunn (Henry Mancini) (Feat. Gary Burton)
14-memphis Stomp (Dave Grusin)

-

29 Ekim 2006 Pazar

Dumanlı Caz Barlarından Dünya Turnesine


© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/28 Ekim 2006

Daha önce İstanbul’da da birkaç defa konser veren Amerikalı caz piyanisti/şarkıcı/besteci Patricia Barber, kariyerinin dokuzuncu albümünü yayımladı. Ülkemizde yeni piyasaya çıkan “Mythologies” adlı albüm, Romalı şair Ovid’in yazdığı, Batı edebiyatının ünlü eserlerinden “The Metamorphoses of Ovid” üzerine kurulmuş. Şarkıların esin kaynağı, Morpheus, Orpheus, Persephone, Oedipus, Phaeton, Narcissus gibi ünlü Yunan mitolojisi karakterleri. Barber, şarkıları yazmak için iki sene sürekli çalışıp araştırma yapmış. Örneğin “The Moon” adlı şarkı için Ay hakkında eline geçen her şeyi, bulabildiği bütün şiirleri okumuş.

Albümde yer alan 11 şarkı, sanatçının mükemmel piyanistliğinin yanı sıra, entelektüel konsepti, çarpıcı şarkı sözleriyle çok etkileyici bir müzik-ebediyat birlikteliği ortaya koyuyor. Barber’ın müzikal esin kaynaklarının çeşitliliği de albüme belirgin şekilde yansımış. “Orpheus” adlı şarkıda karşımıza müthiş bir gitar solo çıkarken, “Phaethon”da Chicago Çocuk Korosu’yla gerçekleştirilen ilginç bir rap bölümü yer alıyor.

Patricia Barber’ın, unutulmaz caz şarkıcısı Nina Simone’a adadığı “Icarus” adlı şarkı, albümün en güzel şarkılarından biri. Mitolojiye göre, Daedalus ve oğlu İkarus bir adaya hapsedilirler. Kaçabilmelerinin tek yolu gökyüzünden geçmektir. Baba-oğul günlerce düşünürler ve sonunda kendilerine birer kanat yapmaya karar verirler. Daedalus, haftalarca uğraşarak kendisi ve oğlu için balmumundan kanatlar yapar. Artık hapishaneden kaçma günü geldiğinde baba-oğul yaptıkları kanatlarla gökyüzüne doğru süzülürler. Fakat İkarus kendini o kadar kaptırmıştır ki, uçmanın heyecanıyla aklı başından gitmiş, yükseğe çıkmıştır. O kadar ki, güneşin sıcaklığından balmumu erimiş, kanatlar dağılmış ve bugün adını taşıyan denize düşüp ölmüştür. Barber, “Benim şarkımda İkarus hiç düşmüyor, uçmayı sürdürüyor” diyor. Philadelphia’da bir kulüpte şifon elbisesi içinde şarkı söyleyen Nina Simone ve İkarus, ancak büyük risk alırlarsa uçabileceklerini biliyorlar.

Patricia Barber, bir bayan partneri olduğunu çekinmeden açıklayabilen, hem özel yaşamında hem de müzikte riskler almayı göze alabilen çok yetenekli bir sanatçı. Müzik serüvenine Chicago’nun dumanlı barlarında başlayan sanatçı, bugün dünya çapında konserler veren ünlü bir müzisyen. Son albümü “Mythologies” ise, sadece gece yarısı mum eşliğinde dinlenecek bir caz albümü değil, çok daha fazlası. Hem müzik hem de lirik açısından son dönemde dinlediğim en orijinal ve farklı çalışma diye niteleyebileceğim albüm hakkında Barber’a bazı sorular sorma fırsatını buldum.

Ovid’in Metamorfoz adlı eserinden hareketle bir albüm yapma fikri nasıl gelişti?

Metamorfoz’un bir tiyatro versiyonunu izledikten sonra kitabını aldım. Kitabı okuyunca da karakterlerin, alışılmışın dışına çıkmak isteyen bir besteci için zengin bir konsept ve mükemmel bir kaynak oluşturduğunu gördüm.

“Mythologies”, oldukça eklektik bir müzikal palete sahip; caz, klasik müzik, pop, rock, hip-hop, füzyon ve R&B türlerinden esintiler taşıyor. Açık ki, beste yapmak için zor yolu tercih etmişsiniz. Size göre müzikte sınırları zorlamanın riskleri neler?

Daha kolay olanların yanında gözden kaçma ya da dikkat çekmeme gibi riskler var. Her şeyin çok hızla tüketildiği bir dünyada yaşıyoruz ve insanlar beklentilerini çok hızlı bir şekilde karşılamayı istiyorlar. Oysa yeni bir şey yaratıldığında, bunun anlaşılıp tam olarak sindirilmesi zaman alır. Bunun için ayrıca entelektüel merak ve ihtiyaçlara da sahip olmak gerekiyor.

Albümdeki şarkıları yazarken nasıl bir ruh hali içindeydiniz?

Her şarkı kendi dünyasını yarattı. Masamın üzerinde çok sayıda şiir kitabı yayılmış durumdaydı. Fakat bunun ötesinde bu benim işim. Sabah kalkarsınız, kahvenizi içersiniz ve çalışmaya başlarsınız.

Şarkı sözleri için neler size esin kaynağı oluşturuyor?

Bu çalışma için doğrudan Ovid’den esinlendim. Ovid, çok komik ve zeki; karakterleri de hayat dolu ve oldukça tutkulu. İlk ve en büyük esin kaynaklarım ise Amerikan şarkı yazarları. Joni Mitchell, Cole Porter, Rodgers and Hart, Henry Mancini, Johnny Mandel… Fakat popüler şarkı sözü yazma tekniğini geliştirmek için büyük şairlerin çalışmalarını da ayrıca inceledim.

Seksüel tercihiniz herhangi bir şekilde kariyerinizi etkiledi mi?

İyi ya da kötü, kariyerim üzerinde herhangi bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.

Daha önce İstanbul’da birçok kez konser verdiniz. Yakın gelecekte yine konser planınız var mı?

Öyle umuyorum. İstanbul en favori şehirlerimden birisi.

Translate