Four Tet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Four Tet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2011 Pazar

Vitrindeki Albümler 64:


© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 10 Nisan 2011

MIDLAKE-Late Night Tales (EMI)

Bugünlerde albüm önerisi soran herkese, hangi tür müziği daha çok sevdikleri hakkında bilgim olmasa da, önerebileceğim ender albümlerden birisi bu. Yanlış anlaşılmasın; çok sayıda güzel albüm çıkıyor ama çoğu belli bir müziği sevene hitap edecek türden.

Midlake’in Late Night Tales serisinden çıkan bu derlemesi ise, art-rock/folk-rock ağırlıklı olmasına karşın, dinleyen herkesi farklı atmosferlere ve ruh hallerine sokarak peşinden sürükleyecek kadar başarılı.

Late Night Tales serisi, aynı adla kurulan bağımsız bir plak şirketi tarafından başlatıldı. Son 10 yılda Belle & Sebastian, The Flaming Lips, Groove Armada, Four Tet ve Jamiroquai’nin de aralarında olduğu çok sayıda grubun/müzisyenin yaptığı derlemeler yayınlandı.

Bu serinin özelliği, sanatçıların kendilerine ilham veren, en sevdikleri parçaları bir araya getirmesi. Böylece onların müzik macerasının temel taşlarını öğrendiğimiz gibi, çok güzel albümler dinleme olanağı da buluyoruz.

Serinin Midlake’in imzasını taşıyan yeni ürünü, doğrusu diğerlerini kıskandıracak kadar iyi. 18 parçanın yer aldığı derleme, hem eskilerden Jimmie Spheeris ve Bob Carpenter gibi isimlere, hem de Björk ve Beach House gibi çağdaş örneklere yer veriyor.

En dikkat çeken iki şarkı ise, Scott Walker’ın klasiklerinden “Copenhagen” ve Midlake’in Black Sabbath klasiği “Am I Going Insane” için yaptığı nefis akustik cover.

İtiraf edeyim; şarkı listesinde Scott Walker'ın adını listede görmek, bir hayranı olarak beni oldukça etkiledi. Üstelik de en güzel yorumlarından birisi "Copenhagen" seçilmiş!

Bütün bunlara ek olarak, albümün sonunda bir de sürpriz var. İngiliz yazar/romancı Will Self, “The Happy Detective” adlı öyküsünün son kısmını kendisi okuyor.

Albümü dinledikten sonra şu yorumu yapmak olanaklı: Midlake'in müziği birbirinden farklı ama çok sağlam kaynaklardan özümlenmiş. Late Night Tales derlemesi, eserlerindeki o çarpıcı yalınlığın nereden süzüldüğünü ortaya koyuyor.



Albümde yer alan parçaların listesi:

1. Bob Carpenter - Silent Passage
2. Bread Love & Dreams - Time's The Thief
3. Fairport Convention - Genesis Hall
4. Steeleye Span - The Blacksmith
5. Lazarus - Warmth Of Your Eyes
6. Espers - Caroline
7. Jimmie Spheeris - Esmaria
8. Scott Walker - Copenhagen
9. Midlake - Am I Going Insane (Exclusive Black Sabbath Cover Version)
10. Björk - Unravel
11. Beach House - Silver Soul
12. Sandy Denny - Carnival
13. The Flying Burrito Brothers - Christine's Tune
14. Jan Duindam - Happiness & Tears
15. Twice As Much And Vashti - Coldest Night Of The Year
16. Sixto Rodriguez - Crucify Your Mind
17. Nico - These Days
18. The Band - Whispering Pines
19. Will Self - The Happy Detective - part. 4

-

28 Haziran 2010 Pazartesi

Vitrindeki Abümler 24:


© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 27 Haziran 2010

LAURIE ANDERSON-Homeland (Nonesuch Records)

Daha ilk dakikasından itibaren “Bu ancak Laurie Anderson olabilir” dedirten bir albüm “Homeland”. Öylesine deneysel, özgün ve etkileyici!

Günümüzün kült haline gelmiş en önemli multimedia sanatçılarından birisi Anderson. 10 yıl aradan sonra çıkardığı bu yeni albümde, vokalleri yine konuşur gibi söylüyor, perküsyon, klavye ve keman çalıyor.

Sanatçının aşk, hayatın zorlukları ve Amerika hakkındaki düşünceleri adeta bir filmden alınmış monologlar gibi. Ülkesine eleştirel bakışını politika, ekonomik çöküş, işkence, din, ilaç bağımlılığı ve bireysel özgürlük erozyonuna odaklanarak aktarıyor. Her zamanki gibi yine keskin zekası ve güçlü hiciv yeteneğiyle yapıyor bunu.

Albüme katkıda bulunanlar arasında önemli isimler var. Lou Reed yeteneğini yalnız prodüksiyonda değil, iki parçada çaldığı gitarıyla da sergiliyor. Antony Hegarty’nin eşsiz sesini iki şarkının vokalinde duyuyoruz.

Yetenekli müzisyen John Zorn saksofonda, Four Tet’ten Kieran Hebden klavyede yer alıyor. Tuvan gırtlak şarkıcılarının vokalde ve igil adlı geleneksel çalgılarıyla yaptıkları katkıyı da özellikle belirtmek gerek.

Anderson, alter egosu Fenway Bergamot’u yalnız albüm kapağına taşımakla kalmamış; 11 dakikalık “Another Day in America” adlı parçada, filtre kullanarak sesini erkek sesine dönüştürmüş.

Genel olarak Hüzünlü bir havada akıp giden albümde tek istisna “Only an Expert”. Gitar, klavye ve perküsyonla hareketlenen bu parçayı birkaç yıl önce Laurie Anderson’dan canlı dinlemiş ve tek kelimeyle büyülenmiştim. Albüm versiyonu da mükemmel olmuş.

Bu albümde son 2 yılda konserler sırasında yazıp geliştirdiği şarkıları toplamış Laurie Anderson. Bana göre kendisi, müzik dünyasının en farklı, en akıllı, en karizmatik kadınlarından birisi. Müzikal kalitenin çıtasını bu kadar yükselten bir albüm, ancak onun gibi bir yeteneğin imzasını taşıyabilirdi.

Duyduğuma göre, İngiliz müzik dergisi NME albüm hakkında berbat bir değerlendirme yapıp 0 vermiş. Zaten yorumlarının çoğuna katılmadığım ve ciddiye almadığım bir dergi...

Bu durumda da şunu diyebilirim: Halt etmişler. Yılın en iyi albümlerinden birisi "Homeland"; dinlemesini bilene tabii... Belki müziği paylaşma eyleminde diğer albümlere göre dinleyiciden daha fazla katılım bekleyen bir albüm, ama bence bu da ayrı bir zevk katıyor işe...

-

Translate