5 Temmuz 2009 Pazar

20. Yılında Orbital


By on 17:32:00

© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/ 4 Temmuz 2009

Bugün elektronik müzik sevenler için önemli bir gün. Çünkü elektronik müzik festivali "Global Gathering", bugün İstanbul Maslak’taki Refresh the Venue'de gerçekleşiyor.

Radyo FG 93.7 ve PD organizasyonuyla yapılan etkinlik, bu yıl tek güne indirildi ve Kilyos’taki plajlar yerine şehir içinde bir mekan tercih edildi. Geçen yıl Kilyos’a müzik dinlemekten çok plajda güneşlenmek amacıyla gelenlerin fazlalığı dikkat çekiciydi. Yeni mekan bu durumu ortadan kaldıracak.

Bu yıl Maslak'ta açık alanda kurulacak büyük sahnenin yanında, kapalı alanda ikinci bir dans sahnesinin olacağı söylendi. Ama mekanın geçmişteki yetersizliğini bildiğimden, yenilenen haliyle nasıl sonuç vereceğini merak ediyorum doğrusu...

Global Gathering’in bu yaz da yine önemli katılımcıları var. Uzun bir aradan sonra Türkiye’ye tekrar gelen teknonun dev ismi Carl Cox, festivalin en gözde konuklarından. Ama herkesin heyecanla beklediği asıl isim, elektronik müzik efsanesi Orbital.

Phil ve Paul Hartnoll adlı kardeşlerin kurduğu İngiliz ikili, bu yıl müzikteki 20.yılını kutluyor. Aslında beş yıl önce müzikteki birlikteliklerine son verip kendi solo projelerine yönelmişlerdi. Fakat geçen yıl sürpriz bir kararla, yıldönümlerini sahnede kutlamaya karar verdiler. Ayrıca bu ay, içinde yeni remikslerin ve canlı kayıtların da bulunduğu, iki CD’lik retrospektif bir albüm yayınladılar.

Bugüne kadar yaptıkları müzikle kendilerini hem elektronik hem de rock dinleyicisine kabul ettirmiş bir ikili Orbital. Başlarına taktıkları lambalar, kullandıkları ışık ve videolar, performanslarını her zaman farklı kılıyor. En önemli özellikleriyse, elektronik müzikte ender görülen bir şekilde, çalarken emprovizasyona yer vermeleri.

İkilinin 20. yılında Phill Hartnoll’la Orbital ve müzik hakkında konuştuk.

Yeni Akımlar Yeraltından Çıkar

2004’te “Blue Album”ün son çalışmanız olduğunu ve Orbital’ın dağıldığını duyurdunuz. Nasıl yeniden bir araya geldiniz?
Zamanla düşüncelerimiz değişiyor sanırım. Bizim için çok heyecan verici bir durum. Ayrıca kendimizi zorlayıcı bir sürece sokmamız iyi bir şey. Eski Orbital şarkılarının üzerinden geçip, daha önce canlı çalarken hiç yapmadığımız şeyleri deniyoruz. Bu nedenle bir aradayız.

20 yıllık geçmişinize baktığınızda, size göre müzikteki en büyük başarınız neydi?
En önemlisi bir ikili olarak işe başlamaktı. O kadar yıl hiç ayrılmadan performanslar yapmak ve stüdyoda kayıtlar gerçekleştirmek... 20 yılda bunu başardık.

Geçmişte kullandığınız sample’lar aracılığıyla, bazı politik ve toplumsal konularda müziğinize yorumlar kattınız. Elektronik müzikte sık görülmeyen bir durum bu...
Yeni dünya düzeni ve politika, elbette çok etkili... Müziğimizde bir sır ya da gizli bir mesaj yok; yaptığımız müziğin sınırların arasında sıkışıp kalmasını değil, onun dışına çıkmasını istiyoruz.

Siz Orbital olarak hep istediğiniz müziği yaptınız ve pop dünyasına uygun olmadığınız için radyolarda fazla çalınmamayı umursamadınız. Sizce bugünün kültürel ortamında, sadece müziğin kalitesine odaklanmaya hevesli yeterince dinleyici var mı?
Sanırım bu klasik tüketici davranışıyla ilgili. Size sunulan alternatiflere bağlı olarak, hoşlandıklarınıza karşı esnek bir tavır alırsınız. Radyoda yayınlanabiliriz ya da en çok satanlar listesinde yer alabiliriz de, ama bir koleksiyon ürünü yaratıyormuşuz gibi davranmamıza da gerek yok.

Elektronik müziğin bugünkü durumunu, ticari ve yeraltında doğup gelişen türler bakımından, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yeraltında doğup gelişen, ticari olmayan tür başlangıç noktasıdır. Eğer başarıyı bir parabol olarak düşünürseniz, en temel nokta orasıdır. İnsanların ilgisine ve market dinamiklerine bağlı olarak, sizin başarınızın parabolü de yükselir ya da alçalır. Genelin benimsediği tür hep var olacaktır, ama müzikteki akımlar daima o sözünü ettiğim temel noktadan çıkar. Demek ki, daha çok yeraltında gelişen müziğe ihtiyacımız var. Bununla birlikte, kaliteden çok ödün vermedikçe, orta noktada bir yerde durmak da iyidir.

Akustik Müzik Esin Kaynağı

Orbital, kendisinden sonra gelen birçok müzisyeni etkiledi ve hâlâ da ilham veriyor. Siz yeni grupları, akımları takip ediyor musunuz?
Rock, caz ve deneysel müziği heyecanla takip ediyoruz. Ama akustik müzik, bizim için gerçek bir esin kaynağı.

Rave partilerinin gözde olduğu 90’lardan bu yana açık hava festivallerinde ne gibi değişiklikler oldu sizce?
Rave döneminin ruhu, tuvalet bile olmayan çamurlu İngiliz kırsalında polisten kaçıp devasa depolara doluştuğumuz ve parti yapıp sabaha kadar dans ettiğimiz dönemi yansıtır. Polis, o dönemde kalabalığı dağıtmak için o partileri basardı. Bugün artık festivaller hijyenik ortamlarda yapılıyor, VIP çadırlar, modern yemek servisleri var. Kesinlikle aynı ruh yok artık...

Orbital, görkemli canlı performanslarıyla ünlü. Bu defa İstanbul’da nasıl olacak?
90’ların sonundan ve gelecek prodüksiyonlarımızda yer alan parçalar çalacağız. Ayrıca bu kez sahnede muhteşem bir yeni bir set tasarımı olacak. Tabii her zamanki gibi kafamıza taktığımız lambalar olacak. Etraf karanlıkken o lambaların başımızdan ışık saçması çok etkileyici bir görüntü yaratıyor!

Orbital’ın bundan sonraki takvimi belli mi?
Geleceğin Orbital için öngörülebilir olduğunu söylesek bile, ne olacağını tam olarak bilemeyiz. Muhtemelen birkaç yeni film müziği ve prodüksiyon olabilir...

Yazan: Zülal Kalkandelen

Translate